Histria Antik Kenti’nde Nefes Kesen Keşif
Romanya Ulusal Tarih Müzesi’ne bağlı arkeologlar, 2025 yılı kazı sezonunda Histria Antik Kenti’ndeki “Büyük Kapı” ve “Büyük Kule” çevresindeki titiz çalışmalar sırasında önemli bir bulguya imza attı. Karadeniz kıyısında konumlanan ve günümüz Romanya topraklarındaki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Histria, bu keşifle yeniden dünya gündemine oturdu. Kazılarda, süslemeleri ve mimari özellikleriyle dikkat çeken, varlıklı bir Roma ailesine ait olduğu düşünülen yanmış bir yapının kalıntılarına ulaşıldı.
Yangın esnasında çöken odalardan birinde, paha biçilemez değerde eşyalardan oluşan yoğun bir hazine kümesiyle karşılaşıldı. Aynı alanda ayrıca şu eserler de kayıt altına alındı:
- Yazıt parçaları
- Çeşitli seramik kaplar
- Bronz, demir, cam ve taştan yapılmış günlük kullanım eşyaları
Uzmanlar, hazinenin tamamının, tek bir yıkıcı olayın, yani o dönemdeki büyük bir yangının neden olduğu arkeolojik tabaka içinde, adeta zamanın donmuş bir anı olarak bulunduğunu belirtti. Bu durum, keşfi daha da heyecan verici kılıyor.
Felaketin Ardından Gelen Bilinçli Birikimler
Arkeoloji ekibi, yanmış odadaki çökelti katmanlarını detaylıca inceleyerek, yangının ve yapının çöküş sürecini adım adım yeniden kurguladı. Yapılan analizler, çatının yangın söndükten sonra çöktüğünü gösterdi. Bu bilgi, metal eşyaların büyük ölçüde sağlam kalmasının nedenini açıklıyor. Değerli eşyaların yerlerinde, belirli bir düzen içinde bulunması, felaket anındaki yaşam düzenine dair somut ipuçları sunarken, aynı zamanda hazinenin rastgele bir eşya yığını olmadığını, aksine evin içinde bilinçli olarak muhafaza edilen kıymetli birikimler olduğunu düşündürdü.
Bu keşif, Histria’nın Yunan kolonisi olarak kuruluşundan Roma egemenliğine geçişine uzanan uzun ve köklü tarihsel sürecinin, özellikle de Roma dönemine ait önemli bir kesitini gözler önüne seriyor.
Sikkeler ve Takıların Anlattığı Hikayeler
Bulunan sikke grupları, dönemin ekonomik yapısı, ticaret ilişkileri ve günlük harcamaları hakkında eşsiz bilgiler sunuyor. Farklı imparatorluk dönemlerine ait paralar ve kullanılan çeşitli metal türleri, Histria’nın geniş ticaret ağları ve dönemin darphaneleriyle olan bağlantılarına ışık tutuyor.
Takılar ise, sadece estetik değerleriyle değil, aynı zamanda yapım teknikleri, kullanılan alaşımlar ve süsleme detaylarıyla da büyük önem taşıyor. Bu eserler, hem dönemin sanat anlayışını hem de uzun mesafeli hammadde ticaretinin ne kadar gelişmiş olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Titiz Laboratuvar Süreci ve Mirasın Korunması
Hazine, bulunduğu haliyle özenle bir blok şeklinde çıkarılarak Bükreş’teki Romanya Ulusal Tarih Müzesi laboratuvarlarına taşındı. Burada, deneyimli konservatörler her bir parçayı tek tek ayırarak titiz bir temizleme ve koruma sürecine başladı. Eserlere zarar vermeden detaylı analizler yapmak amacıyla radyografi ve mikroskobik incelemeler gibi ileri teknoloji yöntemler kullanıldı.
Romanya mevzuatına göre, bu tür arkeolojik buluntular “ulusal kültürel miras – hazine” statüsünde değerlendiriliyor. Uzmanlar, Histria hazinesinin yaşı, sanatsal niteliği ve bilimsel yöntemlerle eksiksiz belgelenmiş olması nedeniyle bu statüyü fazlasıyla karşıladığını ifade etti.
Tarihe Işık Tutan Sergi Yolda
Laboratuvar çalışmalarının tamamlanmasının ardından, bu eşsiz sikkeler ve takıların, Romanya Ulusal Tarih Müzesi’nin kalıcı sergi alanlarında ziyaretçilerle buluşturulması planlanıyor. Yetkililer, bu görkemli keşfin, Histria’nın bir Yunan kolonisinden güçlü bir Roma kentine uzanan zengin tarihinin daha net anlaşılmasına paha biçilmez katkılar sağlayacağını vurguladı. Bu hazine, hem bilim dünyası hem de tarih meraklıları için büyük bir ilgi odağı olmaya hazırlanıyor.
Haber Al


































































































